Güzel Sözler ve Fıkralar

Afrika’da çalışan bir antropolog bir kabile ziyareti sırasında kabilenin çocuklarını toplar, onlara; “gelin birlikte bir oyun oynayalım” der. Bu öneriyi sevinçle karşılayan çocuklar, antropologun etrafında toplanırlar. Antropolog oynayacakları oyunu anlatmaya başlar; ‘Herkes karşıdaki ağaca kadar tüm gücüyle koşacak ve ağaca ilk ulaşan birinci olacak. Ödül olarak da o ağacın altındaki bütün güzel meyveler onun olacak’

Çocuklar oyuna hazır olunca, antropolog oyunu başlatır. İşte o anda bütün çocuklar el ele tutuşup, hiçbiri diğerinin elini bırakmadan beraberce ağaca doğru koşarlar. Hedef gösterilen ağacın altına vardıklarında, sevinç içinde birbirilerini kucaklar, sonra da meyveleri afiyetle yemeye başlarlar.

Antropolog gördüğü manzara karşısında şaşkına döner ve çocuklara neden böyle yaptıklarını sorar. Aldığı cevap hayli manidardır;

“Biz ‘UBUNTU’ yaptık! Yarışsaydık, aramızdan sadece bir kişi yarışı kazanacaktı. Nasıl olur da diğerleri mutsuzken yarışı kazanan bir kişi ödül meyveleri yiyebilir ki! Oysa biz ‘UBUNTU’ yaparak hepimiz yarıştık, hepimiz kazandık ve hepimize ödülün tadına vardık!"

Hayatında ilk defa ‘UBUNTU’ kelimesini duyan antropolog şaşkın bir ifade ile çocuklara; “Peki ama Ubuntu ne demek?” diye sorar. İçlerinden en küçük çocuk gülümseyerek ve neşe içinde yanıtlar; “UBUNTU; bizim dilimizde “BEN, BİZ OLDUĞUMUZ ZAMAN ‘BEN’İM” demektir” (Alıntı)